
STÜDYODA ÜRÜN
ÇEKİMİ
FOTOĞRAF UYGULAMALARI
DURAĞAN YAŞAM
ÇEKİMLERİ YAPARKEN DİKKAT ETMENİZ GEREKENLER VE PÜF NOKTALARI
Ressamlar yüzyıllardır,çok
fazla detaya sahip, hatta dokunabilecek kadar gerçekçi meyve tabakları, masa
donanımları ve av görüntüleri ile müşterilerini memnun ettiler.Resim sanatı
20yy. başlarında soyut anlayışa yöneldiğinde bile Georges Braque ‘nin kübik
gitarları ve Paul Cezanne’nin meyve düzenlemeleri gibi ‘durağan yaşam’
çalışmaları artistik ifadenin gözde biçimi olarak kalmıştır.Fotoğrafçılar,
durağan yaşam fotoğrafları çekmeye yöneldiklerinde, önce resim sanatından
etkilendiler ve sonra bunları fotoğrafladılar.Günümüz fotoğrafçıları ise bu
konuda değişkenlik gösteren çalışmalar yapıyorlar.
Fotoğrafçılığın en önemli
uygulama alanlarından biri olan durağan yaşam çekimleri, ticari ve kişisel bir
çok nedenle yapılmaktadır.Profesyonel fotoğrafçı için amaç; malı (nesneyi) en
iyi tanımlayabilen, bir dönemi yada ruh halini yaşatabilecek, her gün
karşılaştığımız nesne için yeni bir imaj yaratabilecek görüntü elde etmektir.Ne
zaman bir dergiyi, bir katalogu, bir yemek kitabını yada elektronik cihazlar
üzerine hazırlanmış bir el kitabını elimize alsak, durağan yaşam fotoğraf
örnekleri ile karşılaşırız.Parıldayan rujlar, otomotivden ayrıntılar, unlu
mamuller…
Gösterişli Nesneler
Günümüzde binlerce fotoğrafçı
hayatını bu tür fotoğraflar çekerek kazanıyor.Fotoğraftaki nesneler ‘en
gösterişli’ şekilde çekildiğinde, izleyiciler de o nesneleri daha çok tüketir.
Durağan yaşam fotoğraflarında görüntü tamamen kontrol altındadır.
Profesyonellerin bir çoğu bu tip çalışmalar için büyük boy fotoğraf makineleri
tercih ederler. Fakat hangi makine kullanılırsa kullanılsın temel durağan yaşam
fotoğraf ilkeleri aynıdır. Durağan yaşam fotoğrafçıları nesneleri düzenlemek,
dengeli ve sade fotoğraflar elde edebilmek için günlerce uğraşır. Aydınlatma
fotoğrafçının kontrolündedir. Tüm yapay aydınlatmalar doğal ışığın
taklitleridir. Bu nedenle fotoğrafçı, gün ışığının çeşitli yüzeyler üzerindeki
etkilerini gözlemler ve stüdyosunda aydınlatma araçları ile bu etkileri yeniden
elde etmeye çalışır.
Doğru Seçim Körüklü
Fotoğraf Makineleri
Bu tür çalışmalarda
genellikle büyük ölçülerde film çeken körüklü makineler kullanılır.Körüklü
makinelerin gövdeleri, hem ön hem arka kısımları, aşağı-yukarı yada sağa-sola
hareket edebilir.Normal fotoğraf makineleri ile çekilen görüntüde oluşacak
biçim bozumu körüklü makine ile önlenebilir.Alan derinliğini kontrol altında
tutabilmek için fil düzlemi ile mercek düzleminin ilişkisi değiştirilebilir.
Büyük fil kullanımı ise daha fazla keskinlik ve detay elde edebilmek için de
bir avantaj oluşturur. 35 mm makine ile de kısık diyafram tercihiyle daha geniş
bir alan derinliği elde edilebilir. Fakat körüklü fotoğraf makineleri ile yapılan
çekimler kadar tatminkar olmaz.
Durağan yaşam fotoğraflarının
çekiminde üç önemli nokta vardır. Bunlar; fon tercihi, kompozisyon ve
aydınlatmadır. Fon tercihi, konuya uygun düşecek yada konuyu ayıracak
(soyutlayacak) biçimde olmalı. Öncelikle rengin mi yoksa dokunun mu belirgin
olacağına yada göze çarpmayan bir fon mu kullanılacağına karar verilmeli.
Kompozisyon oluştururken fotoğrafçı belli bir konuyla başlasa bile, çekim
süreci içerisinde kötü duruşları, hatalı ışığı görerek düzeltme olanağına
sahiptir. Görüntü her zaman kontrol altındadır. Durağan yaşam fotoğrafçıları,
çalışmaları sırasında ışık gölge oyunlarından, hacim duygusundan, renk
birleşimlerinden ve yığınlarından yararlanır. Bu çalışmalarda her zaman
gösterişli nesneler kullanılmaz.Bazen kabuk kabuk kalkmış duvar, tahta dokular,
çamur ve boya lekeli zeminler çok iyi sonuç verebilir. Durağan yaşam
çalışmalarının ortak özelliklerinden biri, detaya gösterilen özendir. Önemli
durağan yaşam fotoğrafçılarından Edward Steichen ‘in ‘Üç Armut Bir Elma’
fotoğrafına gösterdiği özen gibi.Steichen bu fotoğrafında ağırlık, denge ve
hacme dikkat etmiş, en uygun ışığın yaygın ışık olması gerektiğine karar
vermiş. Ayrıca çok kısık diyaframda uzun süre pozlandırmış.
Işığın
Yumuşatılması
Durağan yaşam fotoğraflarının
aydınlatmasında genel prensip, tepeden ve geriden ana ışık kaynağı, önden de
bir yansıtıcı kullanımıdır. Böyle aydınlatılan objeler fondan kolayca
ayrılırlar. Çekim sırasında direkt ışık yerine yumuşatılmış ışık tercih
edilmeli. Işık kaynağı ne kadar geniş ise, sonuçta o kadar iyi olur. Aydınlatma
sırasında değişik açılar denenir ve objelerin birbiri üzerine gölge
düşürmemesine dikkat edilir. Flaş ile çalışılıyorsa flaşın önüne yumuşatıcı
konabilir yada bir yansıtıcı yardımıyla flaş sıçratılarak endirekt ışık
kullanılabilir.
Genellikle iyi aydınlatma
dolgu ışıkları ile gölgeyi en aza indirerek ve yumuşak ışık kullanılarak
yapılan aydınlatmadır. Fakat şu var ki her kompozisyon kendi doğasına uygun
farklı tekniklerle aydınlatılır. Her zaman yumuşak ışık değil bazı durumlarda
sert ve gölgeli ışık, çekimi yapılan konu için daha uygun olur. Bazı çekimlerde
daha farklı müdahaleler gerekebilir. Örneğin, bir şişe kırmızı şarap çekerken
ışık bu koyu renge nüfus edemeyeceğinden, şarabı sulandırmak gerekebilir. Hızlı
eriyen gerçek buz parçaları yerine plastik buz parçaları tercih edilebilir.
Fonlarla Farklı
Atmosferler
Çekim sırasında karanlık
bölgeleri açmak için yansıtıcılar kullanılır. Bunlar beyaz, gümüş yada yaldız
renkli olabilir. Fon olarak siyah kadife ve beyaz kartona her zaman gerek
duyulur. Ayrıca çekimi yapılacak konuya göre çok farklı renk ve dokuda fonlar
tercih edilebilir. Siyah plexiglas yok ise siyah kadifenin yada herhangi koyu
renk bir fonun üzerine konacak cam tabakası, çekimi yapılacak objelerin
yansımalarının elde edilmesini sağlar.
Çekimde farklı atmosferler
yaratmak için çeşitli doku, boy ve renkte taş parçaları, taş görünümlü
tahtalar, mercan ve budaklı tahta yığınları, çakıl taşları ve deniz kabukları
kullanılabilir. Fon olarak kullanılan bu malzemeler, kimi fotoğrafçılar için
ana konu da olabilir.
Tek obje yada çok objeli
kompozisyonlar tercih edildiğinde, geri plan, aydınlatma, makine açısı ve
uzaklığı gibi çeşitli seçenekler söz konusudur. O yüzden durağan yaşam
fotoğrafçısı öncelikle ne yapması gerektiğini düşünmeli ve dokunun mu, biçimin
mi, rengin mi önemli olduğuna karar vermelidir. Renklerle çalışılıyorsa renk psikolojisi,
kültürü, dengesi, kontrastı ve perspektifi gibi konularda bilgi sahibi
olunmalıdır.